AYIP DENEN BİR ŞEY VAR Kim barıştan yana değil kim barış istemez? Bu günlerde Ankara'da Türkiye'nin kalbinde barış çığırtkanlığı yapanlar var. Barışı kim istemez ki? Tabii ki bölgeye barış gelsin, istikrar gelsin, barış ve hoşgörü tesis edilsin, s
AYIP DENEN BİR ŞEY VAR Kim barıştan yana değil kim barış istemez? Bu günlerde Ankara’da Türkiye’nin kalbinde barış çığırtkanlığı yapanlar var. Barışı kim istemez ki? Tabii ki bölgeye barış gelsin, istikrar gelsin, barış ve hoşgörü tesis edilsin, sınır kapıları açılsın, bölgeye büyük bir istikrar gelsin, kim istemez ki? Buraya kadar her şey doğru ve güzel. Ama işin aslı öyle değil. İşin aslı bölgede, Karabağ’da Hocalı’da ve Azerbaycan’ın yüzde yirmi topraklarında yapılan soykı
28 Kasım 2014 - 04:46
AYIP DENEN BİR ŞEY VAR
Kim barıştan yana değil kim barış istemez? Bu günlerde Ankara’da Türkiye’nin
kalbinde barış çığırtkanlığı yapanlar var.
Barışı kim istemez ki?
Tabii ki bölgeye barış gelsin, istikrar gelsin, barış ve hoşgörü tesis edilsin, sınır
kapıları açılsın, bölgeye büyük bir istikrar gelsin, kim istemez ki?
Buraya kadar her şey doğru ve güzel.
Ama işin aslı öyle değil. İşin aslı bölgede, Karabağ’da Hocalı’da ve
Azerbaycan’ın yüzde yirmi topraklarında yapılan soykırımları unutturmak,
Türkiye toprakları üzerinde hak iddialarından vazgeçmemektir.
Ankara’da barış adına yapılan toplantıya katılan insanlarda birazcık insanlık ve
insaf olsaydı, bu toplantının adı “Bölgede yapılan haksızlıkların giderilmesi
toplantısı” olurdu.
Ne demek? Yani, siz bir milyon insanı yerinden yurdundan edeceksiniz, bir
ülkenin yüzde yirmi topraklarını işgal edeceksiniz, Türkiye Cumhuriyeti’nden
toprak talebinde bulunup gençlerinize ” Biz Karabağ’ı aldık Ağrı Dağı’nı almak
da sizin işinizdir” diyerek Ermeni halkını yeni soykırımları hedef gösterip
asılsız soykırım iddialarında bulunacaksınız…
Türklere tam beş defa soykırım ve tecrit uygulayacaksınız, Türk diplomatlarını
şehit edip yaptıklarınızla gururu duyacaksınız daha sonra da kalkıp barış ve
hoşgörüden bahsedip, sınırları açalım diyeceksiniz… Ayıp denen bir şey var.
Efendiler! Geçin bunları, önce siz Türklere yaptığınız ihanet ve soykırımlardan
dolayı özür dileyip, işgal etiğiniz toprakları derhal kayıtsız şartsız terk edip
mağdur olan insanların ana, ata yurtlarına dönmesini sağlayıp Hocalı’da
Karabağ’da ve Anadolu’da yaptıklarınızın hesabını vermelisiniz. Şunu herkes
iyi bilmelidir ki Türkler hiçbir zaman hiçbir topluma soykırım yapmamıştır ve
yapması da mümkün değildir. 1915 de Türkler yedi cephede savaşırken bu
durumu fırsat bilen Ermeni çeteleri sayısız insanlarımızı katletmişlerdir.
Türklerin hoşgörü ve samimiyetini Türkiye’de yaşayan Ermeni vatandaşları ve
diğer azınlıklar herkesten çok iyi bilmektedirler.
Tabii ki bölgeye hoşgörü ve barışın gelmesini hepimiz isteriz. Ancak
Ermenistan bölgede yapmış olduğu yanlışlarla bu iyi niyetli temenninin
oluşmasına engel oluyor.
Ne yazık ki Ermenistan’ın yapmış olduğu yanlışların cezasını başta Ermeni halkı
olmak üzer tüm bölge halkları çekmektedir. Yapılan yanlışlıklardan vazgeçildiği
an bölgede her şey değişecek ve düzelecektir.
Hiç merak etmeyin!.. Siz yapmış olduğunuz yanlışlardan vazgeçtiğiniz takdirde
bölgeye barış da, hoşgörü de istikrar da gelir.
Aksi durumda sınırların açılması barış ve hoşgörüden bahsedilmesi mümkün
değildir.
Türkiye Azerbaycan Dayanışma ve Kültür Derneği
İSTAD-İstanbul
Sefer Karakoyunlu-Başkan
Kim barıştan yana değil kim barış istemez? Bu günlerde Ankara’da Türkiye’nin
kalbinde barış çığırtkanlığı yapanlar var.
Barışı kim istemez ki?
Tabii ki bölgeye barış gelsin, istikrar gelsin, barış ve hoşgörü tesis edilsin, sınır
kapıları açılsın, bölgeye büyük bir istikrar gelsin, kim istemez ki?
Buraya kadar her şey doğru ve güzel.
Ama işin aslı öyle değil. İşin aslı bölgede, Karabağ’da Hocalı’da ve
Azerbaycan’ın yüzde yirmi topraklarında yapılan soykırımları unutturmak,
Türkiye toprakları üzerinde hak iddialarından vazgeçmemektir.
Ankara’da barış adına yapılan toplantıya katılan insanlarda birazcık insanlık ve
insaf olsaydı, bu toplantının adı “Bölgede yapılan haksızlıkların giderilmesi
toplantısı” olurdu.
Ne demek? Yani, siz bir milyon insanı yerinden yurdundan edeceksiniz, bir
ülkenin yüzde yirmi topraklarını işgal edeceksiniz, Türkiye Cumhuriyeti’nden
toprak talebinde bulunup gençlerinize ” Biz Karabağ’ı aldık Ağrı Dağı’nı almak
da sizin işinizdir” diyerek Ermeni halkını yeni soykırımları hedef gösterip
asılsız soykırım iddialarında bulunacaksınız…
Türklere tam beş defa soykırım ve tecrit uygulayacaksınız, Türk diplomatlarını
şehit edip yaptıklarınızla gururu duyacaksınız daha sonra da kalkıp barış ve
hoşgörüden bahsedip, sınırları açalım diyeceksiniz… Ayıp denen bir şey var.
Efendiler! Geçin bunları, önce siz Türklere yaptığınız ihanet ve soykırımlardan
dolayı özür dileyip, işgal etiğiniz toprakları derhal kayıtsız şartsız terk edip
mağdur olan insanların ana, ata yurtlarına dönmesini sağlayıp Hocalı’da
Karabağ’da ve Anadolu’da yaptıklarınızın hesabını vermelisiniz. Şunu herkes
iyi bilmelidir ki Türkler hiçbir zaman hiçbir topluma soykırım yapmamıştır ve
yapması da mümkün değildir. 1915 de Türkler yedi cephede savaşırken bu
durumu fırsat bilen Ermeni çeteleri sayısız insanlarımızı katletmişlerdir.
Türklerin hoşgörü ve samimiyetini Türkiye’de yaşayan Ermeni vatandaşları ve
diğer azınlıklar herkesten çok iyi bilmektedirler.
Tabii ki bölgeye hoşgörü ve barışın gelmesini hepimiz isteriz. Ancak
Ermenistan bölgede yapmış olduğu yanlışlarla bu iyi niyetli temenninin
oluşmasına engel oluyor.
Ne yazık ki Ermenistan’ın yapmış olduğu yanlışların cezasını başta Ermeni halkı
olmak üzer tüm bölge halkları çekmektedir. Yapılan yanlışlıklardan vazgeçildiği
an bölgede her şey değişecek ve düzelecektir.
Hiç merak etmeyin!.. Siz yapmış olduğunuz yanlışlardan vazgeçtiğiniz takdirde
bölgeye barış da, hoşgörü de istikrar da gelir.
Aksi durumda sınırların açılması barış ve hoşgörüden bahsedilmesi mümkün
değildir.
Türkiye Azerbaycan Dayanışma ve Kültür Derneği
İSTAD-İstanbul
Sefer Karakoyunlu-Başkan







YORUMLAR