20 Ocak Bakü Katliamı (20 Yanvar)
20 Ocak Bakü Katliamı (20 Yanvar) Azerbaycan Türkleri tarih boyunca çeşitli katliamlara, soykırımlara maruz kalmıştır. Bunlardan birisi de 20 Ocak Bakü Katliamı’dır…
17 Ocak 2021 - 21:54
20 Ocak Bakü Katliamı (20 Yanvar)
Azerbaycan Türkleri tarih boyunca çeşitli katliamlara, soykırımlara maruz kalmıştır.
Bunlardan birisi de 20 Ocak Bakü Katliamı’dır…
Sömürgeciliğe karşı özgürlük mücadelesi veren toplumlar bağımsızlıklarını kazanma
sürecinde zorlu dönemlerden geçerler. Bu bağımsızlık mücadelelerinde ise hafızalarda iz
bırakan acılı olaylar da yaşarlar. Azerbaycan için 20 Ocak 1990’da yaşanan “Kara Yanvar”
“Kanlı Yanvar” olarak da anılan “20 Ocak Bakü Katliamı” hafızalarda iz bırakan acılardan
birisidir.
20 Ocak 1990 tarihinde Sovyet ordusunun Bakü’de yaptığı bu katliam Azerbaycan halkının
bağımsızlık mücadelesini bastırma girişimi olarak karşımıza çıkmaktadır. Yaşanan bu kanlı
olayın altındaki aslı amaç Azerbaycan Türklerinin artan bağımsızlık taleplerinin bastırılmak
istenmesi ve dağılma sürecine giren Sovyetlerin gittikçe sertleşen tavrıyla bölgeyi Azerbaycan
Türklerinden temizleme çabasıydı.
Öte yandan o yıllarda Dağlık Karabağ silahsız bir hale getirilmiş -Azerbaycan Türklerinde
bulunan av tüfeklerine dahi el konulmuş- ve ilerleyen süreçlerde Ermeniler tarafından işgaline
ortam hazırlanmıştı. Böyle bir ortamda, Ermenistan’ın ve Dağlık Karabağ’daki ayrılıkçı
Ermenilerin Azerbaycan’a karşı toprak iddiaları halkta öfke uyandırmıştı. Sovyetler ise
Ermenileri destekleme politikasını devam ettirmektedir.
Azerbaycan Türkleri bağımsızlık isteyerek meydanlara inmişti. Sovyetler ise bu bağımsızlık
ateşini engellemeye kararlıydı. Azerbaycan halkının bağımsızlık mücadelesini engellemek
isteyen Sovyetler Birliği 19 Ocak’ta olağanüstü hal ilan ederek, Azerbaycan halkının
mücadele azmini kırmak istemiştir. 19 Ocak’ı 20 Ocak’a bağlayan gece 35 bin kişilik güç
tanklarla birlikte Azerbaycan’da yaşayan Rus ve Ermenilerin can güvenliğini bahane ederek
Bakü’ye girdi. Tanklar Bakü’ye girdiklerinde önce Azerbaycan’ın dünyayla bağını kesmek,
ilan edilen olağanüstü halden insanların haberdar edilmesini engellemek için iletişim
olanakları engellendi.
Sovyet tankları o gün Bakü’ye girdiklerinde bir orduyla değil sivil, silahsız halkla savaştılar.
Karşılarına kim çıktıyla gözlerini bile kırpmadan katlettiler. O dönemki fotoğraflara
baktığımızda insanların nasıl acımasızca katledildiğini, tankların arabaların yanı sıra
ambülansları bile nasıl ezdiğini görebiliyoruz. Sovyetler insanları katlederken aynı zamanda
ambulanslara bile ateş açmış; hastanelerin elektriklerini kesmek için trafolara bile saldırmıştır.
Bu katliam sonucunda 147 kişi hayatını kaybetmiş, 744 kişi yaralanmış, 841 kişi tutuklanmış
ve 5 kişi kaybolmuştur. 20 Ocak 1990 tarihinde Bakü’de Kızıl Ordu ve Ermeniler tarafından
gerçekleştirilen insanlık dışı katliam Türk milletinin yüreğinde kanayan yara insanlık
tarihinde bir leke bırakmıştır.
Azerbaycan Türklerinin vatan aşkı ve bağımsızlık için göstermiş olduğu bu kararlılık bugünkü
Azerbaycan'ın temellerini atmıştır.
“Karanfilin Ağladığı Gece”
20 Ocak Bakü Katliamı olarak bilinen bu elim hadiseler, aynı zamanda “Karanfilin Ağladığı
Gece” olarak anılmaktadır. Katliamdan sonra, Azerbaycan sokaklarındaki kanların üzerine
karanfil atılması sonucu katliam karanfille özdeşleşmiş ve 19 Ocak’ı 20 Ocak’a bağlayan gece
karanfilin ağladığı gece olarak anılmaya başlanmıştır.
“Karanfil şehit kanı,
Ağla karanfil ağla.
Ağla ilet meydanı,
Ağla karanfil ağla.”
20 Ocak Bakü Katliamı’nın Türkiye’ye Yansımalarına ve Türkiye’deki Tepkiler
Bu kanlı olayın ardından kardeş Azerbaycan’a destek mitingleri, Türkiye’nin birçok ilinde
organize edilmiş, yüz binlerce insan Bakü’deki Sovyet vahşetine itiraz ederek meydanlara
çıkmıştır. İstanbul Taksim’de büyük bir miting düzenlenmiş, insanlar meydanlara
dökülmüştür. Yine aynı şekilde Iğdır’da ve Aralık ilçesinde 20 Ocak Bakü Katliamı protesto
edilmiştir.
O dönemde iletişim araçları günümüzdeki gibi gelişmemişti. Sınırlar kapalıydı. Haberleşme
kısıtlıydı. Özellikle Aralık ilçesi Nahçıvan’a sınır olduğu için bazı bölgelerinde Azerbaycan
radyosunu dinleme şansı vardı. Gelişmeler radyodan takip ediliyor ya da Azerbaycan’daki eş,
dost veya akrabayla kısıtlı da olsa telefonla görüşerek bilgi alınıyordu.
Katliamın duyulmasının ardından önce Aralık ilçesinde bir yürüyüş düzenlenmişti. Daha
sonra ise 25 Ocak 1990 günü Iğdır’da büyük bir miting... 25 Ocak günü halk ellerinde
Türkiye ve Azerbaycan bayrakları ile akın akın meydanlara toplandı. Miting alanı
Azerbaycan’a destek, Sovyetlere protesto sözlerinin yazıldığı pankartlarla donatılmıştı. Dünya
basınının da bu mitingi takip edeceği öğrenilince katliamı dünyaya duyurmak için İngilizce
pankartlar dahi hazırlanmıştı.
On binlerce insanın toplandığı mitinge Erzurum’dan, Ağrı’dan, Doğubayazıt’tan, Kars’tan,
Taşlıçay’dan insanlar da gelerek Azerbaycan’da yaşanan insanlık dışı katliama sessiz
kalmamıştı. “Azerbaycan Türk’tür Türk kalacak”, “Yol verin geçelim Azerbaycan’a” “Ordu
Bakü’ye” sloganları atılıyordu. Iğdır’da düzenlenen bu tarihi miting ile Azerbaycan’ın
acısına ortak, bağımsızlık ateşine kıvılcım olunmuştu.
Dönemin gazetelerine bakıldığında ise, Azerbaycan’da yaşanan olaylar ve Türkiye’nin buna
karşı olan tutumu konulu manşetlere rastlanmaktadır. Sadece insanlar değil gazeteler de bu
kanlı olaylara sessiz kalmayarak bu vahşeti manşetlerine taşımışlardır.
İlham İle Ferize: Kahramanlık ve Sevgi Destanı
O kara gecede yaşananlar ve bir sevgi destanı yüreğimizi dağlıyor. Bu destan İlham ve Ferize
Allahverdiyeva’ya ait…
Rus silahlı kuvvetleri Bakü’ye girdiğinde halk sokağa çıkmış, tankların üzerine yürümüş, bu
savaşa bir dur denilmesini istemişti. Onlardan biri de İlham’dı… İlham bir tankın önünde
durmuş “Ateş etmeyin. Herkes silahsız. Bu zulme bir dur deyin” dese de Sovyet askerleri
tarafından vurulmuştu. Ne annesi ne de eşi Ferize olanlardan bir haberdi.
İlham hastaneye kaldırıldı, ameliyata alındı. Her şey yolundayken Sovyet askerleri elektrik
trafosunu hedef aldı ve tüm şehirde hastane de dahil olmak üzere elektrikler gitti. Artık İlham
için yapacak bir şey kalmamıştı. Hastaneye koşan Ferize ise eşinin ölümünün ardından bu
acıya dayanamamış, hayatına son vermişti. O sebeple Azerbaycan’da Sevgililer günü İlham
ile Ferize’nin evlilik yıldönümleri olan 30 Haziran’da kutlanmaktadır.
Son olarak, Bahtiyar Vahapzade ise, 20 Yanvar'ı şöyle anlatıyor: “Söylenenlere göre,
Cumartesi günü Azerbaycan doğum evlerinde dünyaya göz açan her 10 çocuktan 8’i erkektir.
Allah o gece ölen gençlerimizin yerini doldurdu. Çünkü, Allah bizimledir. Hak nerdeyse,
Allah da ordadır!”
Her ne kadar acı dolu olsa da 20 Ocak Azerbaycan’ın şanlı bir sayfasıdır! Kahramanlığın,
bağımsızlığın simgesidir. 20 Ocak 1990, Azerbaycan halkının şeref günü olarak tarihe altın
harflerle yazılmıştır.
Bir defa yükselen üç renkli Azerbaycan bayrağı hiçbir şart altında inmeyecektir.
Bağımsızlık uğruna canlarından geçen tüm şehitlerimizi rahmetle anıyoruz.
İlteriş Kağan TAŞKINSU
TÜRKAZDER Iğdır Şubesi Başkanı
Azerbaycan Türkleri tarih boyunca çeşitli katliamlara, soykırımlara maruz kalmıştır.
Bunlardan birisi de 20 Ocak Bakü Katliamı’dır…
Sömürgeciliğe karşı özgürlük mücadelesi veren toplumlar bağımsızlıklarını kazanma
sürecinde zorlu dönemlerden geçerler. Bu bağımsızlık mücadelelerinde ise hafızalarda iz
bırakan acılı olaylar da yaşarlar. Azerbaycan için 20 Ocak 1990’da yaşanan “Kara Yanvar”
“Kanlı Yanvar” olarak da anılan “20 Ocak Bakü Katliamı” hafızalarda iz bırakan acılardan
birisidir.
20 Ocak 1990 tarihinde Sovyet ordusunun Bakü’de yaptığı bu katliam Azerbaycan halkının
bağımsızlık mücadelesini bastırma girişimi olarak karşımıza çıkmaktadır. Yaşanan bu kanlı
olayın altındaki aslı amaç Azerbaycan Türklerinin artan bağımsızlık taleplerinin bastırılmak
istenmesi ve dağılma sürecine giren Sovyetlerin gittikçe sertleşen tavrıyla bölgeyi Azerbaycan
Türklerinden temizleme çabasıydı.
Öte yandan o yıllarda Dağlık Karabağ silahsız bir hale getirilmiş -Azerbaycan Türklerinde
bulunan av tüfeklerine dahi el konulmuş- ve ilerleyen süreçlerde Ermeniler tarafından işgaline
ortam hazırlanmıştı. Böyle bir ortamda, Ermenistan’ın ve Dağlık Karabağ’daki ayrılıkçı
Ermenilerin Azerbaycan’a karşı toprak iddiaları halkta öfke uyandırmıştı. Sovyetler ise
Ermenileri destekleme politikasını devam ettirmektedir.
Azerbaycan Türkleri bağımsızlık isteyerek meydanlara inmişti. Sovyetler ise bu bağımsızlık
ateşini engellemeye kararlıydı. Azerbaycan halkının bağımsızlık mücadelesini engellemek
isteyen Sovyetler Birliği 19 Ocak’ta olağanüstü hal ilan ederek, Azerbaycan halkının
mücadele azmini kırmak istemiştir. 19 Ocak’ı 20 Ocak’a bağlayan gece 35 bin kişilik güç
tanklarla birlikte Azerbaycan’da yaşayan Rus ve Ermenilerin can güvenliğini bahane ederek
Bakü’ye girdi. Tanklar Bakü’ye girdiklerinde önce Azerbaycan’ın dünyayla bağını kesmek,
ilan edilen olağanüstü halden insanların haberdar edilmesini engellemek için iletişim
olanakları engellendi.
Sovyet tankları o gün Bakü’ye girdiklerinde bir orduyla değil sivil, silahsız halkla savaştılar.
Karşılarına kim çıktıyla gözlerini bile kırpmadan katlettiler. O dönemki fotoğraflara
baktığımızda insanların nasıl acımasızca katledildiğini, tankların arabaların yanı sıra
ambülansları bile nasıl ezdiğini görebiliyoruz. Sovyetler insanları katlederken aynı zamanda
ambulanslara bile ateş açmış; hastanelerin elektriklerini kesmek için trafolara bile saldırmıştır.
Bu katliam sonucunda 147 kişi hayatını kaybetmiş, 744 kişi yaralanmış, 841 kişi tutuklanmış
ve 5 kişi kaybolmuştur. 20 Ocak 1990 tarihinde Bakü’de Kızıl Ordu ve Ermeniler tarafından
gerçekleştirilen insanlık dışı katliam Türk milletinin yüreğinde kanayan yara insanlık
tarihinde bir leke bırakmıştır.
Azerbaycan Türklerinin vatan aşkı ve bağımsızlık için göstermiş olduğu bu kararlılık bugünkü
Azerbaycan'ın temellerini atmıştır.
“Karanfilin Ağladığı Gece”
20 Ocak Bakü Katliamı olarak bilinen bu elim hadiseler, aynı zamanda “Karanfilin Ağladığı
Gece” olarak anılmaktadır. Katliamdan sonra, Azerbaycan sokaklarındaki kanların üzerine
karanfil atılması sonucu katliam karanfille özdeşleşmiş ve 19 Ocak’ı 20 Ocak’a bağlayan gece
karanfilin ağladığı gece olarak anılmaya başlanmıştır.
“Karanfil şehit kanı,
Ağla karanfil ağla.
Ağla ilet meydanı,
Ağla karanfil ağla.”
20 Ocak Bakü Katliamı’nın Türkiye’ye Yansımalarına ve Türkiye’deki Tepkiler
Bu kanlı olayın ardından kardeş Azerbaycan’a destek mitingleri, Türkiye’nin birçok ilinde
organize edilmiş, yüz binlerce insan Bakü’deki Sovyet vahşetine itiraz ederek meydanlara
çıkmıştır. İstanbul Taksim’de büyük bir miting düzenlenmiş, insanlar meydanlara
dökülmüştür. Yine aynı şekilde Iğdır’da ve Aralık ilçesinde 20 Ocak Bakü Katliamı protesto
edilmiştir.
O dönemde iletişim araçları günümüzdeki gibi gelişmemişti. Sınırlar kapalıydı. Haberleşme
kısıtlıydı. Özellikle Aralık ilçesi Nahçıvan’a sınır olduğu için bazı bölgelerinde Azerbaycan
radyosunu dinleme şansı vardı. Gelişmeler radyodan takip ediliyor ya da Azerbaycan’daki eş,
dost veya akrabayla kısıtlı da olsa telefonla görüşerek bilgi alınıyordu.
Katliamın duyulmasının ardından önce Aralık ilçesinde bir yürüyüş düzenlenmişti. Daha
sonra ise 25 Ocak 1990 günü Iğdır’da büyük bir miting... 25 Ocak günü halk ellerinde
Türkiye ve Azerbaycan bayrakları ile akın akın meydanlara toplandı. Miting alanı
Azerbaycan’a destek, Sovyetlere protesto sözlerinin yazıldığı pankartlarla donatılmıştı. Dünya
basınının da bu mitingi takip edeceği öğrenilince katliamı dünyaya duyurmak için İngilizce
pankartlar dahi hazırlanmıştı.
On binlerce insanın toplandığı mitinge Erzurum’dan, Ağrı’dan, Doğubayazıt’tan, Kars’tan,
Taşlıçay’dan insanlar da gelerek Azerbaycan’da yaşanan insanlık dışı katliama sessiz
kalmamıştı. “Azerbaycan Türk’tür Türk kalacak”, “Yol verin geçelim Azerbaycan’a” “Ordu
Bakü’ye” sloganları atılıyordu. Iğdır’da düzenlenen bu tarihi miting ile Azerbaycan’ın
acısına ortak, bağımsızlık ateşine kıvılcım olunmuştu.
Dönemin gazetelerine bakıldığında ise, Azerbaycan’da yaşanan olaylar ve Türkiye’nin buna
karşı olan tutumu konulu manşetlere rastlanmaktadır. Sadece insanlar değil gazeteler de bu
kanlı olaylara sessiz kalmayarak bu vahşeti manşetlerine taşımışlardır.
İlham İle Ferize: Kahramanlık ve Sevgi Destanı
O kara gecede yaşananlar ve bir sevgi destanı yüreğimizi dağlıyor. Bu destan İlham ve Ferize
Allahverdiyeva’ya ait…
Rus silahlı kuvvetleri Bakü’ye girdiğinde halk sokağa çıkmış, tankların üzerine yürümüş, bu
savaşa bir dur denilmesini istemişti. Onlardan biri de İlham’dı… İlham bir tankın önünde
durmuş “Ateş etmeyin. Herkes silahsız. Bu zulme bir dur deyin” dese de Sovyet askerleri
tarafından vurulmuştu. Ne annesi ne de eşi Ferize olanlardan bir haberdi.
İlham hastaneye kaldırıldı, ameliyata alındı. Her şey yolundayken Sovyet askerleri elektrik
trafosunu hedef aldı ve tüm şehirde hastane de dahil olmak üzere elektrikler gitti. Artık İlham
için yapacak bir şey kalmamıştı. Hastaneye koşan Ferize ise eşinin ölümünün ardından bu
acıya dayanamamış, hayatına son vermişti. O sebeple Azerbaycan’da Sevgililer günü İlham
ile Ferize’nin evlilik yıldönümleri olan 30 Haziran’da kutlanmaktadır.
Son olarak, Bahtiyar Vahapzade ise, 20 Yanvar'ı şöyle anlatıyor: “Söylenenlere göre,
Cumartesi günü Azerbaycan doğum evlerinde dünyaya göz açan her 10 çocuktan 8’i erkektir.
Allah o gece ölen gençlerimizin yerini doldurdu. Çünkü, Allah bizimledir. Hak nerdeyse,
Allah da ordadır!”
Her ne kadar acı dolu olsa da 20 Ocak Azerbaycan’ın şanlı bir sayfasıdır! Kahramanlığın,
bağımsızlığın simgesidir. 20 Ocak 1990, Azerbaycan halkının şeref günü olarak tarihe altın
harflerle yazılmıştır.
Bir defa yükselen üç renkli Azerbaycan bayrağı hiçbir şart altında inmeyecektir.
Bağımsızlık uğruna canlarından geçen tüm şehitlerimizi rahmetle anıyoruz.
İlteriş Kağan TAŞKINSU
TÜRKAZDER Iğdır Şubesi Başkanı







YORUMLAR