YRD.DOÇ.DR.ENVER ARAS EMEKLİ ÖĞRETİM ÜYESİ

YRD.DOÇ.DR.ENVER ARAS EMEKLİ ÖĞRETİM ÜYESİ

HAZAR'DAN ARAS'A [email protected]

NEVRUZ BAYRAMI VE KISA TARİHÇESİ

28 Şubat 2021 - 11:08

NEVRUZ VE KISA TARİHÇESİ

Yrd. Doç. Dr. Enver ARAS
Emekli Öğretim Üyesi

Giriş
Gerek mahallî, gerek millî ve gerekse dinî bayramlar, milletlerin millî kültür kimliğinin
oluşmasında ve kültür değerlerinin korunup yaşatılmasında çok önemli fonksiyonları yerine getirir.
Türklerin millî, manevî, felsefî, sosyal ve estetik düşünceleriyle şekillenen Nevruz, Türk kültür deryasının büyüklüğünü ve zenginliğini gösteren, hem çerçeve, hem de muhteva bakımından hiçbir millette olmayan bir bayram geleneğidir.
Türk düşünce hayatının, Türk tefekkürünün ortaya çıkardığı destanlarımızda ve efsanelerimizde de karşımıza çıkan Nevruz, esasında ‘Gök Tanrı’ dini çerçevesinde tabiat, Tanrı ve insan münasebetlerini ön plâna çıkaran en eski Türk bayramlarından biridir.
İnsan hayatını şekillendiren tabiat şartları, mevsimlere, aylara ve yıllara göre değişir. Tabiat
şartlarının bu değişmelerine bağlı olarak çeşitli canlı ve cansız varlıklar da farklılaşır. İnsanlar da değişen tabiat şartlarına uyum sağlamak suretiyle varlığını devam ettirmeye çalışır. İşte, Nevruz geleneği de bu çerçevede Türkler tarafından tabiatın yeniden canlanışını ve dirilişini ifade eden yeni bir yılın başlangıcı olarak kabul edilen bir bayram hâline getirilmiştir. Türk tarihinde, Türk yaratılış destanlarında ‘ata mağaraları’ önünde yaratılışı anma, ecdada hürmet anlamında yapılan kutlama törenleri, Ergenekon’dan itibaren yeniden diriliş, yeniden var oluş anlamında kutlanmaya başlanır. Budizm’in hâkim olduğu dönemlerde bu dinin emrettiği düşünce ve inançlarla yapılan çeşitli törenlerin, hangi zaman diliminde belirli bir şekle girdiği ve Nevruz adını aldığı kesin olarak tespit edilememiştir. Fakat, Nevruz’un tarihî seyir içerisinde bünyesine Gök Tanrı,
Budizm, Manihaizm, Zerdüştizm, Hristiyanlık, İslâmiyet gibi çeşitli dinlerden ve inançlardan birtakım yeni kültür unsurları aldığını, hem şekil hem de mahiyet itibarıyla birtakım değişikliklere uğradığı söylenebilir.
Bilindiği üzere şimdiye kadar binlerce yıllık Türk tarihi boyunca kutlanan ‘Nevruz Bayramı’
konusunda özellikle son yıllarda birçok eser kaleme alınmıştır. Elbetteki bizim şu ana kadar ele  alınmayan ve hiç bilinmeyen konuları tespit edip gün yüzüne çıkarmak şeklinde bir iddiamız yoktur.
Ancak, Türk dünyasında yaşayan bütün Türk boyları arasında çok eskiden beri az veya çok, farklı veya benzer şekilde büyük bir coşkuyla kutlanan Nevruz Bayramı hakkında yapılan çalışmalara katkıda bulunmaya çalışacağız.
1. Sözlük ve Lügatlerde Nevruz:
Bilindiği gibi Nevruz, Farsça asıllı bir kelime olup yeni anlamına gelen ‘nev’ sıfatıyla,
gün/gündüz anlamına gelen ‘rûz’ isminin birleşmesinden meydana gelmiş birleşik bir kelime olarak, ‘yeni gün, yeni yılın başlangıcı, tabiatın yeniden uyanışı, yeniden diriliş, yeniden canlanış’ anlamlarına gelmektedir.
Nevruz’da Güneş balık burcundan koç burcuna girer. Miladî takvimde 21 veya 22 Mart günü
geceyle gündüz eşitlenmektedir. Rumî takvimde de 21 Mart günü 9 Mart gününe rastlamaktadır.
Türkler arasında Nevruz kutlama geleneği tarihin derinliklerinden gelmektedir.
Nevruz’un tarihiyle ilgili bilgilere çeşitli eserlerde rastlamak mümkündür. Türkçe’yi Araplara
öğretmek gayesiyle kaleme alınan Divanü Lügati’t Türk adlı eserde ‘On İki Hayvanlı Türk
Takvimi’yle birlikte geçen Nevruz, burada yeni yılın başlangıcı olarak ifade edilmektedir. Özellikle göçebe bir hayat yaşayan Türkler, İslâmiyet’ten önce bir yılı dört kısma bölerek her üç aya bir isim vermişlerdir. İşte, Yenigün / Nevruz bu aylardan birincisinin adıdır 1 .
Nevruz, Şemseddin Sâmi’nin Kâmûs-ı Türkî adlı eserinde, “Eski İran ve Celâlî takvimine göre yılbaşı ve ilkbaharın başlangıcı olan ve Rûmî Mart’ın dokuzuna rastlayan gün; Nevruz-ı Sultânî: 1 Besim Atalay, Divanü Lûgati’t Tercümesi, TDK.Yay., Ankara 1985, C. I, s. 345-347. 2 Celâleddin Melikşâh’ın takvimindeki nevruz, o gün kırlara çıkılarak kutlanan bayram; Türk müziğinde eski bir makam” tarzında açıklanmıştır 2 .Nevruz kelimesi Türkçe Sözlük’te, “Eski bir İran takvimine göre, yılın ve baharın ilk günü sayılan Mart’ın yirmi ikisine rastlayan gün; Nevruz günü kırlara çıkılarak yapılan bayram” şeklinde ifade edilmiştir 3 .
Osmanlıca - Türkçe Ansiklopedik Lûgat’de Nevruz kelimesi karşılığında, yeni gün; Güneş’in
koç burcuna girdiği gün olup rûmî Mart’ın dokuzuna rastlar, ilkbahar başlangıcı ve Celâlî takvimine göre yılbaşıdır; Türk müziğinin en eski mürekkep makamlarından biridir. Urmiyeli Safiyüddin’in kitabına yazmış olduğu Arapça güfteli bir remel beste bu makama misaldir” şeklinde açıklamalar yapılmıştır 4 .Bazı kaynaklarda, eski Türklerle İranlıların yılbaşı olarak kutladıkları günün adı olarak kaydedilen Nevruz, bugün İran’da Ramazan ve Kurban Bayramı’ndan daha ihtişamlı bir bayram olarak kutlanmaktadır. Araplara Neyruz olarak geçen Nevruz’un önemi, Nevruz törenlerinin şekli ve mahiyeti hakkında başta Şehname olmak üzere birçok Fars ve Arap kaynaklarında çeşitli bilgiler bulmak mümkündür 5 .
Azerbaycan Edebiyat Terimleri Sözlüğü’nde Novruz şeklinde kaydedilen Nevruz’un, milâdî
takvime göre Mart ayının 21’ne tesadüf eden, yeni yılın başlangıcı, bolluk, bereket, mutluluk anlamına geldiği ve Azerbaycan Türklerinin eski geleneklerinden biri olduğu belirtilmektedir 6 .Nevruz, Azerbaycan Dilinin İzahlı Lüğeti’nde Novruz şeklinde kaydedilmiş olup, ‘Mart ayının yirmi ikisine tekabül eden baharın girdiği ilk gün’ şeklinde bir açıklama yapılmıştır 7 .
Nevruz kelimesi, Ereb ve Fars Sözleri Lüğeti’nde de Novruz şeklinde kaydedilmiş, “İlk
baharın başlangıcı olup, esasen Mart ayının 22’sine tesadüf eden yeni il bayramı” şeklinde bir karşılık verilmiştir 8 .Yukarıda örnek olarak verdiğimiz lügat ve sözlüklerde yer alan kayıtlardan da anlaşılacağı üzere Nevruz, milâdî takvime göre 21 Mart günü, rûmî Mart’ın dokuzuna rastlayan gün, Güneş’in koç burcuna girdiği gün, kırlara çıkılarak kutlanan bayram, baharın girdiği ilk gün, ilkbaharın başlangıcı,yeni yılın başlangıcı, yeni yıl bayramı, yeni gün, yılbaşı, bolluk, bereket ve mutluluk günü demektir.
2. Nevruz’un Tarihçesi:
Nevruz kutlamalarının ilk defa ne zaman, nerede, nasıl, ne şekilde ortaya çıktığına ve kimler tarafından kutlanıldığına dair çeşitli rivayetlerin tartışma konusu yapıldığı bilinmektedir. Türkler tarafından tarihin çok eski dönemlerinde her yıl yapılan ‘yeni yıl törenleri’nin, hangi ad altında kutlandığı henüz tespit edilmiş değildir. Türklerin çok eski zamanlardan beri her ‘yeni yıl törenleri’nde ateş yakıp örs üzerinde çekiçle demir dövdükleri, Türk hakanının yakılan bu büyük ateşe bir şeyler söylediği rivayet edilegelmiştir.
‘Yeni yıl törenleri’ sırasında yakılan ateşten çıkan alevin gök renginde olması o yıl bolluk
bereket ve ucuzluk olacağına; kırmızı olması savaş çıkacağına; karaca olması hakanın öleceğine işaret ettiğine dair inançların varlığından haberdarız 9 .Çin kaynaklarının birçoğu Hunların, milâttan önceleri On İki Hayvanlı Türk Takvimi’nde yılbaşı olarak kabul edilen 21 Mart'ta, çeşitli bahar şölenleri yaptıklarını, Türklerin bu güne ‘yengi gün’ adını verdiğini 10 ; Uygurların, benzer uygulamaları milâttan önceleri kutsal bir bayram olarak
kutladıklarını 11 ; Göktürklerin Ötüken’deki mukaddes dağda yani, Ergenekon destanında geçen 2 Nevruz, İslâm Ansiklopedisi, İstanbul 1988, C. 9, s. 233-234; Mertol Tulum vd. Temel Türkçe Sözlük, Şemseddin Sâmi,Sâdeleştirilmiş ve Genişletilmiş Kâmûs-ı Türkî, TGKY., İstanbul 1991, C.3, s. 989.
3 Hasan Eren vd, Türkçe Sözlük, TDK. Yay., Ankara 1988, C. 2, s. 1084.
4 Ferit Devellioğlu, Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lûgat, Ankara 1970, s. 994.
5 Mehmet Zeki Pakalın, Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü, Millî Eğitim Bakanlığı Millî Eğitim Basımevi İstanbul
1983, s. 686-688.
6 Maarife Hacıyeva vd. Azerbaycan Edebiyat Terimleri Sözlüğü, Samsun 1995, s. 164.
7 Azerbaycan Dilinin İzahlı Lügeti, Az. Élmler Akademiyası Élm Neşriyyatı, Bakı 1983, C. 3, s. 422.
8 Ereb ve Fars Sözleri Lüğeti, Yazıçı [neşriyatı], Bakı 1985, s. 484.
9 Osman Turan, On İki Hayvanlı Türk Takvimi, DTCF.Yay., İstanbul 1941, s. 44-45.
10 Reşat Genç, “Türk Tarihinde ve Kültüründe Nevruz”, Nevruz, Y. hzl. Sadık Tural, AKM.Yay., Ankara 1995, s. 15-23.
3 mekânda çeşitli törenler yaptıklarını kaydeder 12 .
Tarih, Türklerin atası Sümerlerden, edebiyat ve kahramanlıkda temelini dostluğun,
kardeşliğin, saflığın, manevî temizliğin ve ölümsüzlüğe yönelişin oluşturduğu Gılgamış destanından başlar. Bu çerçevede yeni yıl kutlamalarının başlangıcı Gılgamış devrinden yaklaşık 7000 yıl önceye dayanır. Yani bu görüşe göre, Sümerlerin atalarından miras kalan bolluk, bereket ve zenginlik anlamına da gelen bahar bayramı Nevruz 12 bin yaşındadır 13 .
Oğuz Kağan destanında, Oğuz’un doğumuyla ağaçların yeşerdiği, çiçeklerin açtığı, yeni bir
hayatın başladığı ve bundan dolayı büyük bir şenlik yapıldığı, bu güne Oğuz günü/yeni gün/Nevruz adı verildiği bilinmektedir 14 . Mezopotamyalılarda, Babillilerde geceyle gündüzün eşit olduğu gün, baharın ve yeni yılın başlangıç günü olarak kabul edilirdi. Babillilerde Zakmu/Zakmuku olarak bilinen yeni yıl kutlamalarının milâttan önce 2400 yılından beri kutlandığı bilinmektedir. Hatta bu kutlamaların başlangıç tarihini milâttan önce 4000 yıllarına kadar götürenler de vardır 15 .Nevruz’un menşeini milâttan önce 4. yüzyıla kadar götüren, dünyadaki en eski din olan Zaroastrizm/Zoratuştra dininin kurucusu Zaroastır/Zoroastır’ın geceyle gündüzün eşit olduğu ilkbaharda kutladığı bir bayram olduğunu belirten kaynaklar da vardır 16 .Nevruz’un 6 bin yıldan beri Turan ülkesinde ‘yenpi kün/yeni gün‘ adıyla bir ‘çiftçi günü, çiftçi bayramı’ olarak kutlandığını kaydeden kaynaklar da vardır 17 . Ayrıca, tabiatla insanlar arasındaki münasebetlerin ortaya çıkardığı Nevruz’un bahar, uyanış, canlılık ve yeni gün anlamlarına geldiğini ve
en az yedi bin yıllık bir tarihinin olduğunu gösteren arkeolojik araştırmalar da vardır 18 .
Orta Asya’da yapılan arkeolojik çalışmalar sırasında bulunan çanak, çömlek ve taşlar üzerinde Türklere ait Nevruz törenlerini gösteren çeşitli resimlerle, Türkmenistan’ın Nisa bölgesinde ele geçen kemikten yapılmış kadehteki resimler, Nevruz Bayramı’nın çok eski zamanlardan beri kutlandığını gösterir 19 .İran mitolojisinde, 21 Mart günü tahta çıkan İran’ın efsanevî padişahı Keyumers’in bu günü bayram ilân ettiği ifade edilmektedir. Yine, 700 yıl saltanat sürdüğüne inanılan ve ihtişamın sembolü
olarak kabul edilen Cemşid, tahta çıktığı 21 Mart gününün, Tanrı’ya ibadet ve şükür günü sayılıp her yıl kutlanmasını ister 20 ve bayram olarak kabul eder 21 .
Nevruz’un bayram olarak kutlanmasının sebebini efsanevî padişah Cemşid’in tahta oturduğu güne ve bu günü bayram ilân ettiğine bağlayan efsanelerden birine göre Cemşid, kendisine yaptırdığı bir arabaya, ilk defa Nevruz’da biner. Cinler/Devler, Cemşid’i arabasıyla Dunbavend Dağı’ndan Vavillan’a havada götürürler. Bu hâdiseden sonra halk bu günü bayram olarak kabul eder. Başka bir rivayete göre ise, seyahat etmeyi çok seven Cemşid, Azerbaycan’a gider. Halk onu omuzlarında taşıyarak tahtına oturtur. O sırada güneşin ışığı tac giymiş olan Cemşid’in üzerine düşer ve yansıma
yapar. Bunu gören halk sevinir ve o günü bayram ilân eder 22 .
Müslümanlar tarafından Sasanîlerin ortadan kaldırılmasından sonra İran’dan Arap dünyasına ‘Neyruz/Nayruz şeklinde geçen Nevruz’a Araplar, geceyle gündüzün eşit olduğu gün anlamına gelen ‘Birinci itidaliyûn’ adını vermişlerdir 23 . Birtakım kaynakların hak dini olduğunu ileri sürdüğü 11 Ablikim İltebir, Günümüzde Uygur Türklerinde Eski Töreler ve Nevruz”, Nevruz ve Renkler, Y. hzl.lar: Sadık Tural, Elmas
Kılıç, AKM.Yay., Ankara 1996, s. 209-220; Reşat Genç, “Türk Tarihinde ve Kültüründe Nevruz”, Nevruz, Y. hzl. Sadık Tural, AKM. Yay.,
Ankara 1995, s.15-23.
12 Abdulkadir Yuvalı, “Nevruz Günleri ve Çarşamba Günleri”, age., s. 53-61.
13 Élmettin Elibeyzade, [Türkiye Türkçesine Aktaran Mustafa Kalkan], “Nevruz ve Kurban Bayramının Geçmişi 1200 Yıl”, Nevruz
ve Renkler, Y. hzl.lar: Sadık Tural, Elmas Kılıç, AKM. Yay., Ankara 1996,147-154.
14 Kadir Golkarian, “Tarihte Nevruz ve Azerbaycan Folklorunda Olduğu Değeri”, Nevruz, Y. hzl. Sadık Tural, AKM. Yay., Ankara
1995, s. 127-133.
15 Nevzat Gözaydın, “Bahar Bayramına Tarihî Yönden Bir Bakış”, Nevruz ve Renkler, Y. hzl.lar: Sadık Tural, Elmas Kılıç, AKM.
Yay., Ankara 1996, s. 155-160.
16 Olcabay Karatayev, “Kırgız Tarihi ve Nevruz”, Nevruz, Y. hzl. Sadık Tural, AKM. Yay., Ankara 1995, s. 229-232; Sabır
Kemalov, [Türkiye Türkçesine Aktaran Kudaybergen Elubaev], “Karakalpaklarda Nevruz”, Nevruz ve Renkler, Y. hzl. Sadık Tural, Elmas
Kılıç, AKM. Yay., Ankara 1996, s. 255-259.
17 Khuday Nazar, “Afganistan Türklerinde (Güney Türkistanlılarda) Nevruz Kutlamaları”, Nevruz ve Renkler, Y. hzl.lar: Sadık
Tural, Elmas Kılıç, AKM. Yay., Ankara 1996, s. 299-301.
18 Akhmatali Askarov, [Türkiye Türkçesine aktaran Hüseyin Özbay], “Özbekistan’da Nevruz Tekrar Halkın Bayramı Oldu”,
Nevruz, Yhzl. Sadık Tural, AKM. Yay., Ankara 1995, s. 237-243.
19 Abdulkerim Rahman, [Türkiye Türkçesine Aktaranlar E. Emet, A. Çelikbay], “Tarihten Günümüze Doğu Türkistan’da Nevruz
Kutlamaları”, age., s. 221-227.
20 Firdevsi, Şehname, I, (Çeviren Necati Lugal) MEB. Yay., Ankara 1967, s. 38, 432.
21 Cevat Heyet, “Nevruz Bayramı İran’da”, Nevruz, Y. hzl. Sadık Tural, AKM. Yay., Ankara 1995, s.119-124.
22 Kabıl Maksetof, [Türkiye Türkçesine Aktaran Kudaybergen Elubaev], “Ebû Reyhan El- Beyrûnî ve Nevruz Hakkında”, Nevruz
ve Renkler,Y. hzl.lar: Sadık Tural, Elmas Kılıç, AKM. Yay., Ankara 1996, 269-273.

4

Zerdüştizm’de ateş, tapınmanın esas objesini oluşturduğu hâlde Türklerde ateş kötülüklerden
temizlenme, kötülükleri defetme vasıtası olarak kabul edilmiştir 24 . Bunun için Zerdüştizm’e yeni yılla
ilgili birtakım uygulamaların Türklerin Gök Tanrı İnanç Sistemi’nden geçtiği düşünülebilir. Nitekim,Elibeyzade, Gök Tanrı İnanç Sistemi’nin Zerdüşizm’den çok önceleri var olduğunu, Farsların,Türklere ait olan Gök Tanrı İnanç Sistemi’ni Zerdüştizm olarak Farslaştırdıklarını ifade etmektedir.Çünkü milâttan önceki yıllarda Nevruz hakkında İran kaynaklarında herhangi bir kayıt yoktur 25 .Esas menşei Turan olan Nevruz an’anelerinin temeli ateş, su, toprak ve hava kültüne bağlı olarak birtakım törenlerle ve inançlarla günümüzden dört beş bin yıl önceleri kutlanmaya başlanmış millî bir Türk bayramı olduğunu savunan görüşlerin varlığı da bilinmektedir 26 .Tarihî seyir içerisinde farklı adlarla kutlanmış olsa bile, esasında Nevruz kutlamalarının, Türk yaratılış destanlarında özellikle Türklerin ilk atası kabul edilen ‘Ay Atam’ın Balçıktan Yaratılması efsanesinde karşımıza çıkan Ay-Atam’ın ve Ayva’nın yaratıldığı zaman dilimine yani, Gök Tanrı
İnanç Sistemi’ne kadar uzandığını söylemek mümkündür 27 .
Ebubekir bin Abdullah bin Aybekü’d Devdarî’nin tespit ettiği Türk yaratılış efsanesindeki,
yağmur sularının Karadağcı adı verilen bir dağdaki mağaranın önüne topladığı çamurun üzerine Güneş
ışığının dokuz ay müddetince düşmesi neticesinde yaratılan Ay Atam’la, kırk yıl sonra aynı mağaranın
önünde benzer şekilde yaratılan ay yüzlü Ayva’nın yaratılması, Ay Atam’la Ayva’nın evlenmesi Türklerin de bu evlilikten türemesi hâdisesinin 21 Mart’a tekabül ettiği, Türklerin her yıl bu mağaranın önünde çeşitli törenler tertip ettiğini ortaya koymaktadır 28 .
Bize göre, tarihî geçmişi Hz. Adem’le Havva’nın buluştuğu güne kadar götürülen ve
atalarımızın mitolojik, içtimaî, iktisadî, manevî, felsefî, estetik düşünceleriyle şekillenen Nevruz 29 ,Türklerin en eski millî bir bayramıdır. Türkler arasında Nevruz’la ilgili çeşitli rivayetler ortaya çıkmıştır. Bu rivayetlerin en önemlisi 21 Mart’a tekabül eden, Türklerin ilk yaratılışıyla ve tabiat kültüyle yakından ilgi olan rivayettir. Yani, Türklerin ilk atası ‘Ay Atam’ın ve Ayva’nın Balçıktan Yaratılması efsanesidir. İkinci önemli rivayet de Türklerin, yeniden diriliş günü, bahara erişme ve yılbaşı olarak kabul ettiği 21 Mart Ergenekon’dan çıkış günüdür. Bunun için Nevruz, bugün, çeşitli törenlerle Türk kültürünün yaşatıldığı coğrafyalarda ve bütün Türk boyları arasında en eski efsanevî ve millî bir Türk bayramı olarak kutlanmaktadır.

KAYNAKÇA:
Abdulhaluk Çay, Türk Ergenekon Bayramı Nevrûz, Türk Kültürünü Araştırmaları Enstitüsü Yay., Ankara 1991.
Abdulkadir Yuvalı, “Nevruz Günleri ve Çarşamba Günleri”, Nevruz ve Renkler, Y. hzl.lar: Sadık Tural, Elmas Kılıç, AKM. Yay.,
Ankara 1996.
Abdulkerim Rahman, [Türkiye Türkçesine Aktaranlar E. Emet, A. Çelikbay], “Tarihten Günümüze Doğu Türkistan’da Nevruz
Kutlamaları”, Nevruz, Y. hzl. Sadık Tural, AKM. Yay., Ankara 1995.
Abdülkadir İnan, Tarihte ve Bugün Şamanizm Materyaller ve Araştırmalar, TTK. Yay., Ankara 2000.
Ablikim İltebir, Günümüzde Uygur Türklerinde Eski Töreler ve Nevruz”, Nevruz ve Renkler, Y. hzl.lar: Sadık Tural, Elmas Kılıç,
AKM. Yay., Ankara 1996.
Akhmatali Askarov, [Türkiye Türkçesine aktaran Hüseyin Özbay], “Özbekistan’da Nevruz Tekrar Halkın Bayramı Oldu”, Nevruz,
Y. hzl. Sadık Tural, AKM. Yay., Ankara 1995.
Azerbaycan Dilinin İzahlı Lügeti, Azerbaycan Élmler Akademiyası Élm Neşriyyatı, Bakı 1983, C. 3.
Bahaeddin Ögel, Türk Mitolojisi, (Kaynakları ve Açıklamaları ile Destanlar), Ankara 2003, s. 485-486.
Besim Atalay, Divanü Lûgati’t Tercümesi, TDK.Yay., Ankara 1985, C. I.
Cevat Heyet, “Nevruz Bayramı İran’da”, Nevruz, Y. hzl. Sadık Tural, AKM. Yay., Ankara 1995.
Élmettin Elibeyzade, [Türkiye Türkçesine Aktaran Mustafa Kalkan], “Nevruz ve Kurban Bayramının Geçmişi1200 Yıl”, Nevruz ve
Renkler, Y. hzl.lar:Sadık Tural, Elmas Kılıç, AKM. Yay., Ankara 1996.
Ereb ve Fars Sözleri Lüğeti, Yazıçı [neşriyatı], Bakı 1985.
Ferit Devellioğlu, Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lûgat, Ankara 1970.
Firdevsi, Şehname, I, (Çeviren Necati Lugal) MEB. Yay., Ankara 1967.
23 Abdulhaluk Çay, Türk Ergenekon Bayramı Nevrûz, Türk Kültürünü Araştırmaları Enstitüsü Yay., Ankara 1991, s. 21-23.
24 Ünver Günay, Harun Güngör, Türk Dini Tarihi, Laçin Yay., İstanbul 1998, s. 55-56.
25 Élmettin Elibeyzade, [Türkiye Türkçesine Aktaran Mustafa Kalkan], “Nevruz ve Kurban Bayramının Geçmişi 1200 Yıl”, Nevruz
ve Renkler, Y. hzl.lar: Sadık Tural, Elmas Kılıç, AKM. Yay., Ankara 1996,147-154.
26 Mâlik Muratoğlu, [Türkiye Türkçesine Aktaran Mustafa Kalkan], “Nevruz ve Onun Özbek Halk Edebiyatında Terennüm Edilişi”,
age., s. 281-292.
27 Abdülkadir İnan, Tarihte ve Bugün Şamanizm Materyaller ve Araştırmalar, TTK.Yay., Ankara 2000, s. 21; Bahaeddin Ögel,
Türk Mitolojisi, (Kaynakları ve Açıklamaları ile Destanlar), Ankara 2003, s. 485-486.
28 Abdülkadir İnan, age…, s. 21; Bahaeddin Ögel, age…, s. 485-486; Abdulhaluk Çay, Türk Ergenekon Bayramı Nevrûz, Türk
Kültürünü Araştırmaları Enstitüsü Yay., Ankara 1991, s. 27.
29 Mâlik Muratoğlu, [Türkiye Türkçesine Aktaran Mustafa Kalkan], “Nevruz ve Onun Özbek Halk Edebiyatında Terennüm Edilişi”,
Nevruz ve Renkler, Y. hzl.lar: Sadık Tural, Elmas Kılıç, AKM. Yay., Ankara 1996, s. 281-292.

5
Hasan Eren vd, Türkçe Sözlük, TDK. Yay., Ankara 1988, C. 2.
Kabıl Maksetof, [Türkiye Türkçesine Aktaran Kudaybergen Elubaev], “Ebû Reyhan El- Beyrûnî ve Nevruz Hakkında”, Nevruz ve
Renkler, Y. hzl.lar: Sadık Tural, Elmas Kılıç, AKM. Yay., Ankara 1996.
Kadir Golkarian, “Tarihte Nevruz ve Azerbaycan Folklorunda Olduğu Değeri”, Nevruz, Y. hzl. Sadık Tural, AKM. Yay., Ankara
1995.
Khuday Nazar, “Afganistan Türklerinde (Güney Türkistanlılarda) Nevruz Kutlamaları”, Nevruz ve Renkler, Y. hzl.lar: Sadık Tural,
Elmas Kılıç, AKM. Yay., Ankara 1996.
Maarife Hacıyeva vd. Azerbaycan Edebiyat Terimleri Sözlüğü, Samsun 1995.
Mâlik Muratoğlu, [Türkiye Türkçesine Aktaran Mustafa Kalkan], “Nevruz ve Onun Özbek Halk Edebiyatında Terennüm Edilişi”,
Nevruz ve Renkler, Y.hzl.lar: Sadık Tural, Elmas Kılıç, AKM Yay., Ankara 1996.
Mehmet Zeki Pakalın, Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü, Millî Eğitim Bakanlığı Millî Eğitim Basımevi, İstanbul
1983.
Mertol Tulum vd. Temel Türkçe Sözlük, Şemseddin Sâmi, Sâdeleştirilmiş ve Genişletilmiş Kâmûs-ı Türkî, TGKY., İstanbul
1991, C.3
Nevruz, İslâm Ansiklopedisi, İstanbul 1988, C. 9.
Nevzat Gözaydın, “Bahar Bayramına Tarihî Yönden Bir Bakış”, Nevruz ve Renkler, Yhzl.lar: Sadık Tural, Elmas Kılıç, AKM.
Yay., Ankara 1996 Olcabay Karatayev, “Kırgız Tarihi ve Nevruz”, Nevruz, Y. hzl. Sadık Tural, AKM. Yay., Ankara 1995.
Osman Turan, On İki Hayvanlı Türk Takvimi, DTCF. Yay., İstanbul 1941.
Reşat Genç, “Türk Tarihinde ve Kültüründe Nevruz”, Nevruz, Y. hzl. Sadık Tural, AKM. Yay., Ankara 1995.
Sabır Kemalov, [Türkiye Türkçesine Aktaran Kudaybergen Elubaev], “Karakalpaklarda Nevruz”, Nevruz ve Renkler, Y. hzl. Sadık
Tural, Elmas Kılıç, AKM. Yay., Ankara 1996.
Ünver Günay, Harun Güngör, Türk Dini Tarihi, Laçin Yay., İstanbul 1998.

YORUMLAR

  • 0 Yorum