Sözer AKYILDIRIM

Sözer AKYILDIRIM

[email protected]

DEDE KORKUD: KORKUD ATA

20 Haziran 2021 - 23:29

DEDE KORKUD: KORKUD ATA

Öğretim Görevlisi Sözer AKYILDIRIM
IĞDIR ÜNİVERSİTESİ
XIV, XV. ya da XVI.a da yazıya geçirildiği tahmin olunan’’Kitab-ı Dedem
Korkud ala lisan-ı taife-i Oğuzan’’adlı kitapta yer alan destansı hikayeleri ilk
defa anlattığı kabul edilen şahsiyet. Kitabın çeşitli yerlerinde’’ Dede’’ ve yalnız
giriş kısmında’’ Ata’’ olarak anılır.’ ’Ata’’ ve ‘’Dede’’ eş manalı kelimelerdir.
Dede korkud adının geçtiği bilinen en eski yazılı kaynak, Reşidüddin’in
Camiü’t-tevarih adlı eseridir. Ebulgazi Bahadır Han’ın Şecere-i Terakime ve Ali
Şir Nevai’nin Nesaimü’l-muhabbe’si Tarih-i dost sultan,Tevarih-i cedid-i
mir’at cihan gibi eserler dışında sözlü halk geleneğinde Dede Korkud adı
yaşatılmıştır. Türkmen, Kazak, Karakalpak, Özbek boyları bu adı yaşatan
menkıbelere sahiptir. Abubekir Dıvayoğlu’nun 1920-1921 yıllarında Sir-Derya
yöresinde topladığı halkıyat ürünlerini havi 240 defterden 8’i Korkud’la ilgilidir.
Kırgız-Kazak halk etimolojisine göre’’ Korkut’’ veya ‘’Horhut’’ adı’’ kork’
kökünden gelmektedir.
Reşidüddin ve Ebulgazi’ye göre babasının adı Kara Hoca’dır.Dede Korkud’a
izafe edilen ata sözlerinde ise Kormış veya Kırmış olarak geçmektedir. Bazı
menkıbelerde Dede Korkud Köroğlu’nun atası olarak gösterilmektedir.
Halk rivayetlerine göre aydın, berrak gözlü, dev kızından dünyaya gelmiştir.
Boyu altmış arşın imiş. Reşidüddin ve Ebulgazi Oğuznamelerine göre 295, bir
halk rivayetine göre de 100 yıl yaşamıştır. Yaşadığı yer ise Sir-Derya nehrinin
sol yakasında kurulmuş bir kazan obasıdır. Nehrin sağ kıyısında da mezarı
olduğu rivayet edilmektedir. Hayatı ve fiziki yapısı konusundaki efsaneler
çeşitli kaynaklarda değişiktir.
Reşiddüdin’in Camiü’t-Tevarih’inde Oğuzların Bayat boyundan olduğu
kaydedilmektedir. Dedem Korkud Kitabı’nın başında da belirtilir. Bununla
birlikte bu konuda da çeşitli rivayetler vardır.Ebülgazi Bahadır Han Şecere-i
Terakime’de Dede Korkud’u kayı boyundan gösterir. Saltukname’ye göre de
Dede Korkud Osmanlılarla aynı soydandır. İshak peygamberin oğlu İs’in
soyundan Korkud, Osmanlılarında atasıdır. Evliya Çelebi, ’Osmanlı-Kayı’’
dedelerinden’’Korkud Han’’ın Ahlat’taki türbesini ziyaret ettiğini kaydeder.
Osmanlı şehzadelerinden birinin adı da ‘’Korkud’’dur.(II.Bayezid’in
oğlu).Çeşitli kaynaklar Dede Korkud’u çeşitli mühim görevlerde bulunmuş
tarihi bir şahsiyet olarak anarlar. Camiü’t tevarih’de onuncu Oğuz hükümdarı
Kayı İnal Han’ın başmüşaviri olarak zikredilir. Menkıbevi anlatışa göre,Kayı
İnal Han, Hz. Muhammed’in çağdaşıdır. Bu han iki vezirini Hz.Muhammed’e

elçi olarak göndermiştir. Bahrü’l-ensab’da ise Kazan Han’ın Dündar ve Emen
beyleri Mekke’ye Hz.Muhammed’in nezdine gönderdiği, bunların Selman-ı
Farisi ile döndükleri, Farisi’nin de Korkud’u Oğuzlara şeyh yaptığı
anlatılmaktadır. Bu itibarla Dede Korkud Müslüman Oğuzların öncüsü
olmaktadır.
Oğuzname’de hanlar katında sözü geçen birkaç akıllı ve bilge vezirden biri de
Dede Korkud’dur.Hikayelerde de güç durumlarda hanların danıştığı, sözleri
saygıyla kabul gören bir şahsiyet olarak çizilen Dede Korkud, kabile teşkilatını
koruyan, töreleri yaşatan bir aksakallıdır.’’ Oğuzun tamam bilicisi’’dir.
Yazıcıoğlu Selçuknamesinde ve Oğuzname adlı atasözleri mecmuasına göre de
hikmet sahibi bir zattır. Hikâyelerde hanlara,beylere ve halka öğütler veren Dede
Korkud,güç durumlarda onların yardımcısıdır. Yiğitleri donatır, silahlarını
kutlar. Yiğitlere ve çocuklara ad koyar. Bir halk hekimi, bir musiki erbabıdır.
Bazı menkıbelere göre kopuzu da o icat etmiştir. Onun özellikleri, Şamanist
devir Türklerinin Şaman, Kam veya Baskı denilen din önderlerinin vasıflarını
andırır.
Halk arasında Dede Korkud’un yalnız kişilerin değil, bütün nesnelerin adını
koyduğuna dair menkıbeleri de vardır.Hikmet sahibi bu Pire velilik de isnat
edilmiştir.Hikayelerde keramet sahibi olduğunu belirtilen ibareler yanında, Ali
Şir Nevai de ‘’Nesaimü’l-muhabbe’de onun bu konuda ününün yaygın
olduğunu belirtmiştir. Kazak-Kırgızları da Dede Korkud’u ermiş sayarlar.
Menkıbeler ölümü ve mezarı konusunda da zengindir.Bir menkıbeye göre 40 yıl
olan ömrü Tanrı tarafından bazı yararlı işlerden ötürü, kendi istemeden sona
ermeyecek bir zamana kadar uzatılmıştır. Barthold,bu menkıbeye dayanarak
Dede Korkud’u İslam esatiri (mitoloji)ndeki Hızır’a benzetmiştir.
Türk dünyasının çeşitli yerlerinde Dede Korkud’a aidiyeti iddia edilen mezarlar
vardır.Ahlat’ta ,Azerbaycan’da ,Derbend şehri yakınlarında, Kırgızistan’da
Kazala(Kazalinks)’ya 120 mil mesafedeki Karkan’da,Sir-Derya (Seyhun nehiri)
boyunda Dede Korkud’a isnat edilen mezarlar bulunmaktadır. Kırgız-Kazaklar
Dede Korkud’u evliya sayıp ,mezarını ziyaretle adak adamayı gelenek haline
getirmişlerdir.
DEDEM KORKUD’UN KİTABI :
(Kitab-ı Dedem Korkud Ala Lisan-ı taife-i Oğuzan)
XIV, XV ya da XVI. da yazıya geçirildiği tahmin edilen ,Oğuzların destansı
hayatını konu alan 12 hikayeden müteşekkil kitap.
Kitab-ı Dedem Korkud ala lisan-ı taife-i Oğuzan’dan ,Von Diez’in
Denkwürdigkeiten von Asien (Berlin ,1815) adlı kitabında Tepegöz

hikayesinin Almanca Tercümesini yayımlamasıyla haberdar olundu .Diez bu
tercümeyi Dresden kütüphanesindeki yazmadan yapmıştı. Bu ilk yayından sonra
da uzun süre üzerinde durulmadı. Aşağı yukarı 45 yıl sonra Thedor
Nöldecke,Dresden nüshasını Almancaya çevirmek üzere kopye
etti.(1895).Ancak Nöldecke bazı yerleri anlayamadığı için bu çoğalttığı
nüshayı aradan uzun zaman geçtikten sonra W.N..Barthold’a
verdi(1892).Dedem Korkud kitabı’yla ilk defa temasa gelen bu üç
isim,bulunuşundan itibaren geçen bir asırlık müddet içinde önemle
kaydedilecek bir yayımda bulunamadılar.Bulunuşunun üzerinden bir asır
geçtikten sonra dır ki Kilisli Muallim Rifat(Bilge) Dresden nüshasının Diez
tarafından istinsah edilen Berlin kopyasını esas alarak ilk ve tam neşrini
gerçekleştirmiştir.(1916).Bu ilk yayımdan sonra Türk ve yabancı Türkiyat
bilginlerinin dikkati Dede Korkud üzerine çevrilmiştir.
Dedem Korkud’un kitabı, Oğuz destanının bir epizodu veya devamı olarak
kabul edilmektedir. Kitabın içinde iki yerde de eser’ ’Oğuz name’’ olarak
adlandırılmaktadır. ’Oğuz name’ ’kelimesi Oğuzların efsanevi ve Irki
menkıbeleri, Selçuklu ve Osmanlıların ilk dönemlerinin menkıbevi
vekayinamesi, Oğuzların kahramanlık hikayeleri, yani destanları, zaman zaman
da Türk atasözleri anlamlarına gelmektedir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum