AYSUN ELİŞ

AYSUN ELİŞ

DÜŞÜNÜYORUM.... [email protected]

Bu yazıyı okuman tesadüf değil

13 Ocak 2023 - 22:44

Bu yazıyı okuman tesadüf değil

Falcı ve büyücülere Hüseyin Rahmi eserlerinde sık sık rastlarız. Bu kitaplarda kahkahalarla okuduğumuz akla mantığa sığmaz olaylar geçmişin tozlu raflarında kaldı zannetsek de günümüzde de bu hastalığın iyileşmediğini hatta daha da yayılmış olduğunu üzülerek görüyoruz. Eski dönem falcı ve büyücülerin ünü kulaktan kulağa yayılırken, günümüzde tanıtım ve reklam sosyal medyaya kaydı. 'Aklınız da ki insanın sizinle ilgili ne düşündüğünü söylüyoruz.'  'Sizi seviyor mu, özlüyor mu bilmek ister misiniz?' Özellikle imkansız ya da platonik aşklara çözüm üreteceğini söyleyen bu sayfalar; gelecekten haberler vereceğini, hatta çözümsüz problemleri çözeceğini iddia etmekten de çekinmiyor.

Umut tacirlerinin çalışma prensibi de ticaretle uğraşan her hangi biriyle aynıdır. Arz talep dengesi sağlanır, hedef kitle belirlenir, iyi bir reklam ağıyla tüketiciye ulaşılır ve alış veriş başlar. Zaten hangi aşık sevdiğine ulaşma ihtimaline kayıtsız kalabilir ki? Üstelik işin sonunda sevdiğiyle, ortak bir yaşam kuracağı garanti edilmişken.

Umutsuz bir aşık; bu ticarete kendi isteğiyle talip olur. Oysa sevdiği insan tarafından seçilmiş olsaydı zaten bir arada olurlardı. Üstelik seviyorum dediği insanı gerçekten seviyor olsaydı; onun seçimlerine saygı duymayı bilirdi. Gerçek sevgi, saygı duymayı gerektirir. Sevdiğinin iradesine, seçimlerine, düşüncelerine, tercihlerine, var oluşuna saygı duymayan biri, falla, büyüyle de olsa karşısında ki insanın iradesini yok sayarak isteğine ulaşmaya çalışır. Böyle birinin sevgisi değil elde etme hırsı ön plandadır. Çünkü birini sevmek ona sahip olmakla ilgili değildir.

Var olan bir ilişkiye yönelik reklamlarsa daha çok, ticaretin ikna boyutuyla ilgilidir. Gerçek bir ilişki tarafları şüpheye düşürmez, cevapsız sorularla baş başa bırakmaz. Beni düşünüyor mu? Beni özlüyor mu? Beni önemsiyor mu? Beni seviyor mu?... Bu soruların cevabını tarot kartları verecekse yaşanan sorun cevapsız sorular değil iletişimsizliktir. Bir insanda yerimiz varsa bunu zaten hissettirir. Bu kadar net bir bilgiye sahip değilsek, cevapsız sorularla umutsuzluğa düşmüşsek bence o insanda yerimiz yoktur. Yerimiz olmayan birinde kalma ısrarıyla bu ticarete taraf olmak, iyimserliğin ötesinde aptalca bir beklentiden başka nedir ki? Kaderi zorlama çabasından biraz uzak durup kendi özgün varlığımızı ortaya koyarsak, bizi mutlu etmesi için birilerinin varlığına siginmazsak eminim çok daha güzel anlar yaşarız. 'Olacak olan olur ve benim olan beni bulur.' cümlesinin kabullenişi, kaderci de olsa verdiği huzur eşsiz değil mi?

Kristal küremiz olmasa da bu konuda geleceği görmek hiç bir zaman zor olmayacak. Daima birileri sevilmiyor olduğunu kabul etmeyecek, daima birileri bir insanın iradesini yok sayıp onu kendisine mecbur kılmaya çalışacak, daima bir umut taciri çıkacak ve tanımadığı kalplere ait sevgilerin ticaretini yapacak. Görünen o ki bu döngü asla kırılmayacak.

Bu yazıyı okuman tesadüf değil paylaşa bastığında çıkan on yedinci kişi seni seviyor  ;))

YORUMLAR

  • 0 Yorum