İL HÜFTÜSÜ CUNEYT KULAZ'IN YAZDIGI İDDİA EDİLEN CAFERİLERLE İLGİLİ RAPOR
R A P O R İlimizin sosyal yapısı: Yoğun olarak Kürt ve Azeri Türkü olarak bilinen iki ayrı toplumdan oluşmaktadır. Kürt kesimi Sünni, Azeri kesimi Şia'ya mensup Caferi inancına sahiptirler. Nüfus oranları ise yan yarıyadır. Yıllardır beraberce yaşayan her iki toplum, hısım ve akrabalık bağlarıyla bir arada iç içe yaşamaktadırlar. Mezhep bağlılığını inanç açısından ciddiyetle savunurlar. Ancak mezhepsel açıdan aralarında ayrışımı oluşturacak husumeti oluşturmazlar. Kan davaları, toprak anlaşmazlı
R A P O R
İlimizin sosyal yapısı: Yoğun olarak Kürt ve Azeri Türkü olarak bilinen iki ayrı toplumdan oluşmaktadır. Kürt kesimi Sünni, Azeri kesimi Şia'ya mensup Caferi inancına sahiptirler. Nüfus oranları ise yan yarıyadır.
Yıllardır beraberce yaşayan her iki toplum, hısım ve akrabalık bağlarıyla bir arada iç içe yaşamaktadırlar. Mezhep bağlılığını inanç açısından ciddiyetle savunurlar. Ancak mezhepsel açıdan aralarında ayrışımı oluşturacak husumeti oluşturmazlar. Kan davaları, toprak anlaşmazlıkları, kız kaçırmaları gibi husumet olayları ayrışım sebebi görülmemektedir,
Terör nedeniyle her iki toplumun arasını ayrıştıracak husumet ve baskı olaylarının çoklukla çıkmadığı söylenebilir.
Her iki kesimin de sosyal ve kültürel açıdan Devletimizin her türlü imkânlarından yararlanarak huzur ve güven içinde rahat bir yaşam sürdürdükleri müşahede edilmektedir.
Kürt kesiminden gençler ideolojik taleplerini terörize uygulamalarla dile getirirlerken, Azeri kesiminden de bazı grupların ve Mollaların inançsal (Mezhepsel) ideolojik düşüncelerini dini argümanlarla seslendirdiklerini görmek * mümkündür. ( Muharrem ayında Iğdır ili bir matem kenti gibidir.)
İlimizde inanç guruplarının bütünlük içinde bir arada yaşaması çok önemlidir. Bütünlüğün sağlanması için, dinin iyi anlaşılmasına, anlatılmasına bağlı olduğu bilinmektedir.
İnanç guruplarının veya din görevlilerinin bulundukları yerlerde insanlara iç dünyalarına ait huzur ve güveni sağlayacak çalışmaları yapmaları gerekir.
İlimiz müftülüğü bu alanda çok çeşitli çalışmalarını sürdürmektedir. Ehli-i Beyt Âlimleri dernekleri ile ortak programlar ve karşılıklı ziyaretlerle iletişim ortamını sağlamaktadır. Cami içi - Cami Dışı din hizmetleri ile toplumun dini açıdan aydınlatılması görevini yerine getirmeye çalışmaktadır.
İlimizde bulunan 226 Caminin 80 tanesi Azeri kesime ait bulunmaktadır. Müftülüğe bağlı 146 camimizde müftülük görevlileri aracılığıyla din hizmeti, Diyanet İşleri Başkanlığının talimatlarıyla verilmektedir. Verilen hizmetler nedeniyle, Kur'arı Kurslarımızın sayısı artmakta, yeni camiler açılmakta, çok çeşitli toplu programlar gerçekleştirilmekte, halkımız dini konularda bilgilendirilmektedir.
Müftülüğümüzce verilen din hizmetlerinin tek taraflı kaldığını belirtmek yanlış olmayacaktır. Çünkü Şia'ya mensup vatandaşlarımız mollaların baskısından dolayı müftülüğe bağlı camilere gelememektedirler. Şia'ya mensup Azeri kesiminin himayelerinde bulunan camilerde "ise arzu edilen seviyede Kuran'ı Kerimin okutulmadığı, dinin alatılamadığı düşünülmektedir.
Azeri ( Caferi ) camilerinde mollaların, belirli günleri ( Aşure, Muharrem ayı, Tevhit günleri v.s.) vesile ederek sadece mezhepsel telkinleri yaptıklarını, 80 "adet caminin, sayıları yaklaşık 40 kadar olan, birçoğunun Kur'ân-ı Kerim okuyuşlarının bile çok zayıf olduğu mollalar tarafından yönetildiğini, Bir mollaya birkaç cami, ya da birkaç köyün bağlı hale getirildiğini, mollaların bidat_ve_ hurafelerle yaptıkları telkinlerden rahatsız olduklarını, Sünni kesime ait camilerde müftülükçe yapılan hizmetleri, programları ığdır için kazanım kabul ettiklerini, 'kendilerinin de aynî gelişmeleri arzu ettiklerini, ancak mollaların fırsat vermediklerini, müçtehitlerden maddi ve manevi destek gördüklerini, vatandaşlarımız görüşmelerimizde açıklamaktadırlar. İranlı müçtehitler tarafından sözde vekil tayin edilen, Sekiz - on yıl İran'da eğitim gördüklerini söyleyen mollalar, halkın üzerinde etkilidirler. Azeri vatandaşlara dini inançlarını anlatırken mezhepsel istismara çalıştıkları, halka tahakküm içiıı bidat ve hurafelerle bilgilendirme yaptıkları düşünülmektedir.
Mezhepsel inanç ve bağlılıkların bireysel acıdan önemli olduğunu, ancak toplumun dini bilgiler açısından yetersiz bırakılması, sosyal ve kültürel hayata uyumunu zorlaştırdığını, sürekli bir tepki ve tedirginlik toplumu halinde kendilerini göstermeye çalıştıklarını söylemek mümkündür.
Gelecekte gençler arasında ideolojik ayrışımı hızlandıracak, Şia ( Caferilik ) adına özendirici söylem ve davranışlar, toplumca, devletimiz, milletimiz ve bütünlüğümüz için olumsuz oluşumlara zemin hazırlayacak, din adına ve dini alanlarda görülen bu çalışmaların, dikkatle izlenmesi önemli görülmektedir.
Miiftülüğümüzce yapılan bütün verimli çalışmalara rağmen, Ehl-i Beyt Sevgisi, söylemi ile Şia (Caferi Mezhebi) mensuplarının, Camilerini din hizmeti açısından Diyanet İşleri Başkanlığı himayesinden ayrı tutmaları, ülkemiz geleceği açısından ayrıca değerlendirilmelidir.
İran - Nahcivan - Ermenistan'a komşu Iğdır ilimizden başka illerimize hatta yurt dışına mezhep tutuculuğu ihracına başlandığı, yeni yeni açılan derneklerle kendisini göstermektedir. Ezanlarını, imsak ve iftar saatlerini birkaç dakika ayrı okumaları, bayramlarını İran'a uyumlu zamanlarda yapmaları, sürekli yapılan dini programlarında İranlı Mollaları konuşmacı olarak getirmeleri, tutuculuğun ve özendiriciliğin çalışmaları olduğu düşünülmelidir.
— Iğdır’da olduğu gibi diğer illerimizde de yeni açılması düşünülen benzeri
camilerin kullanılması gençlerimiz için düşündürücü olmalıdır.
Iğdır da Caferi mezhebine mensup vatandaşlarımıza ait camilerin mutlaka Diyanet'e bağlı hale getirilmesi hususunda çalışmaların, Camilere Başkanlıkça görevli atamalarının yapılmasının sağlanması,
Caferi cemaatinin Molla adıyla kabul ettiği kimselerin eğitimlerinin Türkiye'de verilmesi yönünde tedbirlerin alınması,
Gerekirse ilkokul mezunu dahi olsa, Mollalara yasal imkân sağlanarak camilere başkanlıkça atamalarının yapılması,
- Başkanlıkça, Iğdır başta olmak üzere bazı illerde bulunan mollaların Ankara'ya özel davet edilerek, misafir olarak ağırlanmak, Cami hizmetleri konusunda bilgi teatisinde bulunulmalı, diyanetin din hizmetleri yöntemlerinin örnekliği gösterilmeli.
Caferi inancıyla vatan sevgisi, millet bütünlüğü için Diyanette görev almak isteyen Mollaların olduklarını, ancak bazı mollaların baskısı sonucu müracaat edemedikleri bilinmektedir. Caferi camilerinde halen görevli bulunan Mollaların, bazı ticari şirketler aracılığıyla sigorta, emeklilik işlemleri şirketler tarafından görüldüğü için Diyanet'e geçişlere engel oldukları,
İlimizde bulunan Caferi camilerinin Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı hale getirilmesi. Mollaların (imamların) ülkemizde yetiştirilmesi, atamalarının Diyanet İşleri Başkanlığınca yapılmasının önemli okluğunun düşünüldüğünü, Bilgi ve Takdirlerinize arz ederim.
Cüneyt KULAZ
Iğdır İl Müftüsü