II. Uluslararası Türk Dünyası ve Sosyal Bilimler Sempozyumu
8-9 Mayıs 2026 tarihlerinde, Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü ev sahipliğinde düzenlenen II. Uluslararası 21. Yüzyılda Türk Dünyası ve Sosyal Bilimler Sempozyumu bilim dünyasını bir araya getirdi.
II. Uluslararası Türk Dünyası ve Sosyal Bilimler Sempozyumu
8-9 Mayıs 2026 tarihlerinde, Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü ev sahipliğinde düzenlenen II. Uluslararası 21. Yüzyılda Türk Dünyası ve Sosyal Bilimler Sempozyumu bilim dünyasını bir araya getirdi.
Açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Jülide Akyüz Orat, sempozyumun amacını “Türk Dünyasının tarihi, kültürel, toplumsal ve siyasal süreçlerini disiplinler arası bir yaklaşımla ele almak” sözleriyle özetledi.
Orat, etkinliğin Türk halklarının ortak kimlik, kültürel etkileşim, toplumsal dönüşüm ve bölgesel entegrasyon konularına bilimsel bir perspektif kazandırdığını vurguladı. Sempozyum; tarih, edebiyat, sosyoloji, antropoloji, sanat tarihi, folklor, uluslararası ilişkiler ve iletişim gibi sosyal bilimlerin farklı alanlarını buluşturarak özgün araştırmalara zemin hazırladı.
Iğdır Üniversitesi Öğretim Görevlisi Sözer Akyıldırım, sempozyumda “Şehidi-i Alâ ve Gazi-i Namdar Enver Paşa’nın Hayat Hikayesi” başlıklı tebliğini sundu. Akyıldırım, Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemine damga vuran Enver Paşa’yı çok boyutlu bir tarihsel bağlamda ele alarak şu değerlendirmeyi yaptı:“Enver Paşa bir yanda fedakâr, cesur ve idealist bir subay; diğer yanda askeri felaketlerin ve siyasi maceracılığın simgesi olarak görülür. Onu yargılardan ziyade dönemin kriz ortamında ortaya çıkan radikal çözümler arayan zihniyetin temsilcisi olarak analiz etmek gerekir.”
Akyıldırım, Enver Paşa’nın sürgün hayatı, cephede şehadeti ve vatanseverliği üzerinde durarak, onun hikâyesini “Makedonya dağlarında parlayan bir yıldızın, 1922’de Pamir eteklerinde sönüşü” olarak tanımladı. Enver Paşa’nın 1996’da Türkiye’ye getirilen naaşının bugün Çağlayan Abide-i Hürriyet Tepesi’nde kader arkadaşlarıyla birlikte yattığını hatırlattı.
Sempozyuma Türkiye’nin farklı üniversitelerinden tarihçiler ve halk bilimciler ile Azerbaycan ve Özbekistan’dan akademisyenler katıldı. Etkinlik, Türk Dünyasının sosyal, kültürel ve ekonomik geleceğini ortak bir vizyonla şekillendirmeyi ve bilimsel-kültürel etkileşimi güçlendirmeyi hedefledi.