Iğdır'lı Öğretmen intihar etti
Iğdır'lı Öğretmen intihar etti Iğdır'ın Cumhuriyet Mahallesi Meşe Ahmet Dede Caddesinde bulunan apartmanda bir öğretmen facebook sayfasına hoşça kalın yazarak 6.Kattan atlayarak can verdi Edin,ilen bilgiye göre Iğdır İmam Hatip Lisesi
Iğdır'lı Öğretmen intihar etti
Iğdır'ın Cumhuriyet Mahallesi Meşe Ahmet Dede Caddesinde bulunan apartmanda bir öğretmen facebook sayfasına hoşça kalın yazarak 6.Kattan atlayarak can verdi
Edin,ilen bilgiye göre Iğdır İmam Hatip Lisesi Felsefe Öğretmeni İlhan Kızılbulak (35)öğretmen bu gün oturduğu apartmanın 6.katından kendi facebook sayfasında hoş kakalın diye paylaşım yaptı.Paylaşımdan 5 Dakika sonra bulunduğu apartmanın 6.katından atlayarak yere çakıldı.Yere sert çakılan Öğretmeni görenler 112 sağlık ekibine haber verdi.Olayın yaşandığı yere gelen sağlık ekipleri kanlar içinde kalan öğretmeni Iğdır devlet hastanesinin acil bölümüne kaldırıldı.Hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen öğretmen kurtarılamadı.Neden intihar ettiği konusunda emniyet araştırma yapıyor.
Öğretmenin yazdığı 28 mart 2015 tarihli yazı
Hayat ve Ben..
Aslında herkes gibi ama herkesten farklı bir şekilde, yaşadıklarım ve yaşayamadıklarımdan oluşuyorum ben de. İnsanlar hissedebildikleri oranda yaşarlar ve bende hissediyorum, yaşıyorum ve duygulanıyorum. Erdem peşinde koşan kendini darağacında bulan Sokrates oluyorum. Erciyeste bir kar tanesi oluyorum. Ne için savaştığını bilmeyen bir Anzak askeri oluyorum. Sevenleri kavuşturacak bir saat kulesi oluyorum İzmirde. Neşeli bir kayısı ağacı oluyorum Iğdırda. Karsta Ani Harabelerine gömülüyorum. Hasankeyfte sular altında kalmaktan korkuyorum. Dünyanın yörüngesinde Galileo oluyorum. Kah ölüyorum kah diriliyorum. Anne göğsünde bir damla süt oluyorum. Ve aynı zamanda Yaradan'a el açan masum bir çocuk oluyorum. Kabirde bir acı çığlık... Her zaman yapmamız gereken şeyi yapıyorum, bireyselliği bir kenara bırakıp düşünüyorum. Kırılıyorum, bölünüyorum, parçalanıyorum ve yine her bir parçayla yeniden bir araya gelip evrenin kendisi oluyorum. Gece oluyorum, gündüz oluyorum ve her şeyden önemlisi hayatın derinliği içinde koca bir amaç veya koca bir hiç oluyorum. Hayat kendini, elimizde olanlara verdiğimiz değer ile hayal ettiklerimize verdiğimiz değer arasında gösteriyor kendini. Elinde olanın değerini bilen insan ne muhtaç olur ne de mutsuz. Elinde olanın değerini bilmeyen insan ise ne kurduğu hayallere kavuşabilir ne de mutlu olabilir. Hayat, büyük gözbebekleriyle daha anlaşılır, kılıyor bunu. Böylesi garip duygu ve düşünceler..
İnsanın Ölümsüzlüğü
Biyolojik bir canlı olan insan aslında; sosyal, psikolojik, duygusal ve bilişsel yönüyle ön plana çıkar. Bu bağlamda madde ve ruh faktörü insanda “bilinç” ile anlam kazanır. İnsanların bilinçlerinden kaynaklanan algı şekilleri, baktığı her türlü şeyi: güzel-çirkin, doğru-yanlış, iyi- kötü şeklinde değerlendirmelerine neden olur. “O’nu gördüğünde bakmak” ile “ baktığı her şeyde O’nu görmek” fiilinin farkı bundan kaynaklanır. Bir zamanlar istisnasız bütün insanlar, ana kucağındaki masum bebeğin gözleriyle dünyaya bakmıştır. Yaşantılarla insanlar, olumlu ve olumsuz birçok şey öğrenmiş; ama farkındalık durumunu çok az kişi gerçekleştirmiştir. İnsanların çoğu seküler olmaktan kurtulup spiritüel olamamış, boyutlar arası geçişi kavrayamamıştır. Hayatı anlamlandırma noktasında insanoğlu: özellikle madde unsurunu aşamadığı için duygu ve düşüncelere zincir vurulamayacağını anlayamamış ve hayatını şekillendiren tercihlerini bu doğrultuda gerçekleştirmiştir. Halbuki ölümlü olarak bilinen insanın aslında ölümsüz olduğunu gözler önüne seren kavram “bilinç”tir. Bu bilinçtir ki: Yaratanı hissettirir, gökyüzünün birleştiriciliğini anlatır, bir insanı "Nazım" karşısındakini "Hikmet" yaparak "Nazım Hikmet"te birleştirir, başkalarının mutluluğunu ve acısını yüreğinde yaşatır, yarin güzel gözlerine ve ak düşmüş zülfün tellerine kurban olmayı sevdirir. Sevgi temelli gönül birliğinin ve farkındalığa ulaşmış bilinçlerin artması dileğiyle..