DEDE
Aslında bunun hoş bir tesadüf mü yoksa kaderin bir rastlantısı mı olduğunu bilmiyorum. Bugün 9 Mayıs, Faşizme Karşı Zafer Günü! 8 Mayıs genellikle hüzünle geçer, 9 Mayıs ise zaferin ve gururun günü olurdu. Eskiden bunun anlamını tam kavrayamazdım. Ama şimdi zafer hissinin ne kadar güzel olduğunu çok iyi anlıyorum. Benim ailemde hem babamın hem de annemin tarafı bu ülke için her zaman emek verdi. Dedem Kamran Ağaəli oğlu Hüseynov’u çok severim. Aynı şekilde babamın dedesi Musa Ağakərim oğlu Bayramov da oldukça saygın ve önemli şahsiyetlerden biriydi. Büyüdüğüm ailede her zaman en büyük öncelik Azerbaycancılık ve vatan sevgisi oldu. Dedem duygusal ve aynı zamanda şakacı bir insandı. Uzun yıllar Nahçıvan’da eğitim alanında çalıştı ve birçok değerli öğrenci yetiştirdi. O, savaşın ne olduğunu ve savaşın getirdiği zorlukları çok iyi biliyordu. Savaşta hem kaybetmenin hem de kazanmanın olduğunu da bilirdi. Biz 34 yıl önce topraklarımızı kaybetmiştik. Ama 2020 yılında ordumuz öyle bir tarih yazdı ki, asla unutulmayacak! İşte tam da o yıl benim kahraman ailemden de kahramanlar çıktı… Annem tarafında Niyamin, babam tarafında ise Ferid şehit oldu. Aynı zamanda eşim de dedem gibi savaş gazisi oldu. Dedem de bir gaziydi… Kader mi desem, yaşanmışlıkların benzerliği mi desem bilmiyorum. Ama bildiğim bir şey var ki; tarih bir kez daha gösterdi ki bu aile hâlâ Azerbaycan için yaşamaya ve çalışmaya devam ediyor. Şimdi ise biz zafer kazanmış bir halkız ve gururla “Şuşa, sen özgürsün!” diyoruz. Eminim ki kahraman dedem Kamran da bunu hissediyor ve ruhu huzur buluyor. Cennette ise babamı, Niyamin’i ve Ferid’i yanına almış, gururla Azerbaycan’a bakıyordur. Ruhun şad olsun Dede!