Azerbaycan Kars Başkonsolosluğu Azerbaycan Cumhuriyeti`nin "28 Mayıs – Cumhuriyet Bayramı" dolayısı ile bildiri yayınladı.

Azerbaycan Kars Başkonsolosluğu Azerbaycan Cumhuriyeti`nin '28 Mayıs – Cumhuriyet Bayramı' dolayısı ile bildiri yayınladı. Başkonsolosluk tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: 'Yüz iki yıl önce – 28 Mayıs 1918 tarihinde Azerbaycan Halk Cumhuriy

Azerbaycan Kars Başkonsolosluğu

Azerbaycan Cumhuriyeti`nin “28 Mayıs – Cumhuriyet Bayramı”

dolayısı ile bildiri yayınladı.

Başkonsolosluk tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Yüz iki yıl

önce – 28 Mayıs 1918 tarihinde Azerbaycan Halk Cumhuriyeti`nin ilan edilmesi ülkemiz

tarihine büyük etkinlik olarak dahil oldu. Bağımsız, özgür, demokratik bir Cumhuriyet

kurmayı hedefleyen Azerbaycan Halk Cumhuriyeti sadece 23 aylık faaliyeti devrinde halkın

milliyetci şüurunu yeniden uyand;rd;, onun kendi kaderini belirlemeye muktedir olduğunu

sergiledi. 28 Mayıs 1918 tarihinde kabul edilen İstiklal Deklarasyonundan da belli olduğu

üzere bu muhteşem tarih Azerbaycan halkının bağımsızlık duyularını daha da güçlendirdi.

Yeni kurulan Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti, kendi tarihsel görevini onurlu bir şekilde

yerine getirdi. Azerbaycan`ın ilk Parlamenti ve Hükümeti, devlet aparatı teşkil edildi, ülkenin

sınırları belirlendi, istiklal marşı ve amblemi yaradıldı, ana dili devlet dili olarak ilan edildi,

eğitimin ve kültürün gelişimine özel dikkat verildi. Azerbaycan`ın ilk üniversitesi tesis edildi,

eğitim millileştirildi, halkın sonraki yıllarda kültür yükselişi için zemin hazırlayan, toplumsal

fikir tarihi açısından müstesna derecede önemli olan işler görüldü.

Mevcudiyyetinin ilk günlerinden itibaren halk hakimiyeti ve insanların beraberliği

ilkelerine bağlı olan Azerbaycan Halk Cumhuriyeti bütün ülke vatandaşlarına aynı hukuklar

ve haklar vererek ırkı, milliyeti, dini ve sınıfı eşitsizliği ortadan kaldırdı. Azerbaycan Halk

Cumhuriyeti`ni tanıyan ilk ülke ise Osmanlı devleti oldu. Dünya birliği tarafından tanınan

Halk Cumhuriyeti`nin faaliyeti sayesinde Azerbaycan`ın uluslararası hukukun öznesi haline

gelmesi 1920 yılının Nisan ayında bolşevik işgalinden sonra Azerbaycan`ın bir devlet olarak

dünyanın siyasi haritasından silinmesinin önüne geçti.

Halk Cumhuriyeti`nin ömrü uzun olmasa da, 23 ay müddetinde büyük işlere imza

atmıştır. Devlet bayrağının yanısıra Azerbaycan vatandaşlığı da tesis edilmişdir. Milli ordu

yaradılmış ve Kafkas İslam Ordusu ile birlikde Bakü işgalcilerden kurtarılmış ve azad

edilmiştir. 200`den fazla kanun Kabul edilmiştir. Onların arasında müslüman doğuda ilk defa

kadınlara sesverme hukuku veren kanun da yer almaktadır. Bütün bu ve diğer adımlar şunu

kesinleştirmektedir ki, Azerbaycan Halk Cumhuriyeti`nin kurucuları ülkemiz ve halkımız için

büyük işler görmüşler. Azerbaycan devleti ve halkı Azerbaycan Halk Cumhuriyeti`nin

kurucularının hatırasını aziz tutmakta ve bu hatıra bizim kalbimizde yaşamaktadır.

23 ay sonra Cumhuriyet`in sükut etmesi bir daha kanıtladı ki, bağımsızlığı korumak

onu elde etmekden çok daha zor bir işdir. 1918 yılında yükseldilen bayrak 1920 yılında

indirildi. Daha sonra ilk kez resmi olarak bu üçrenkli bayrak ulu önder Haydar ALİYEV

tarafından Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti`nin Ali Meclis`nin oturumunda resmi devlet bayrağı

olarak yükseldilmiş ve tesis edilmiştir. Aslında, bağımsızlığa giden yol bu tarihi andan

başlamıştır. Sovyetler Birliği hala yaşamaktaydı ve Milli Liderimiz tarafından atılan bu

cesaretli adım onun kendi halkına, devletine ve onların geleceğine ne kadar büyük önem

verdiğini bir daha göstermektedir.

1991 yılında Sovyetler Birliği`nin sükut etmesi sonucunda diğer müttefik

Cumhuriyet`lerle birlikte Azerbaycan da kendi bağımsızlığına kavuştu. Bu bizim için XX

yüzyılda ikinci bir şans demekti. Lakin ne yazık ki, ülkede devam eden nahoş süreçler genc

bağımsız Azerbaycan`ın ayakta sağlam dura bilmesine, kendi bağımsız siyasetini

yürütmesine ve halkın beklentilerini doğrulta bilmesine imkan tanımamaktaydı. Ülke idare

edilemez hal almıştı. Tam da o yıllarda Ermenistan-Azerbaycan Dağlık Karabağ münakaşası

alevlenmiş ve topraklarımız işgal altına düşmüştü. Ülkemizde kaos, geniş kriz hüküm

sürmekteydi ve ekonomi felç durumundaydı. Dönemin Azerbaycan`a başkanlık yapanlarının

hayata geçirdikleri bu rejim, bu başarısız politika sonucunda ülkede vatandaş savaşı – iç

savaşı başlamıştı. Azerbaycan halkı bu durumdan bir çıkış yolu aramaktaydı. Halkımız

kurtuluş yolunu Haydar ALİYEV`in simasında gördü, onu hakimiyete davet etti ve bir daha

kendi bilgeliğini kanıtladı.

1993 yılı modern tarihimizde dönüş noktasıydı. 1993 yılına kadar bağımsızlığımız

formalite olarak var olmaktaydı, ülkemiz bağımsız politika yürütememekteydi. 1993 yılından

sonra Azerbaycan gelişim yoluna başlamış oldu. Azerbaycan`da sabitlik temin edildi ve ülke

inançla ileriye gitmeye başladı. Ulu önder Haydar ALİYEV`in halk ve devlet karşısında eşsiz

hizmetleri vardır. Haydar ALİYEV`in halk önündeki en önemli hizmetlerinden birisi de

Azerbaycan`ın gerçek bağımsızlık yoluna başlaması olmuştur. İster siyasi, ister ekonomi,

isterse de başka alanlarda oldukca ciddi reformlar gerçekleştirildi. Nizami ordu yaradıldı.

Ülkemize büyük oranda dış sermaye gelmeye başladı. Kısacası, tam da o dönemlerde

Azerbaycan`ın stratejik gelişim yönleri belirlendi.

Azerbaycan halkının Ümummilli lideri Haydar ALİYEV`in bu siyaseti onun başarılı

devamçısı İlham ALİYEV tarafından muvaffakiyetle devam etdirilmekte ve

zenginleştirilmektedir. Bugün Azerbaycan belirtilen stratejik gelişim yönlerini rehber tutarak

bölgede ve dünyada değişen durumlara uygun olarak kendi inançlı politikasını

yürütmektedir. Bugün ülkemiz bağımsız bir politika izleyerek, ulusal çıkarları sağlamak için

büyük adımlar atmış ve büyük başarılar elde etmiştir.

Bu bağlamda, Cumhuriyetimizin 102. Yıldönümü münasebetiyle bütün dünyadaki

soydaşlarımzı en içten duygularımızla tebrik ediyor ve hepsini kucak dolusu sevgilerle

selamlıyoruz.”